Başlangıç » Genel » 4. EVRE

4. EVRE

5 Ekim 2011

 

s.083

 4. Evre

1520 – 1530

 

Yenilik arayışlarının yoğunluğu dikkati çekmektedir. Bu dönemin İznik seramikleri renk paletine katkısı, muhteşem  “turkuazdır” (resim 94,95,96). Bu renk, objelere olağanüstü bir canlılık getirmiştir.

4. Evre, Baba Nakkaş tekniğini sürdüren ustaların, kompozisyonunun kalitesinde ulaştıkları doruk noktasıdır. (Resim 87, 96)….(devamı kitapta…) 

Ve Baba Nakkaş döneminin son kompozisyonu olan, “Haliç İşi – Golden horn – Tuğrakeş - Sarmal Spiral” kısa sürecek macerasına başlamıştır….(devamı kitapta…)

 

“Çarkıfelek” kompozisyonları ilk kez Baba Nakkaş döneminde uygulanmaya başlamıştır. Ancak denemeler ve dolayısı ile günümüze intikal edenler çok az sayıdadır. Bu kompozisyonun yoğun uygulama dönemi Kara Memi’dir. Araştırmacılar motifi Harita, Oşinografi ve Meteoroloji bilimi sembollerinden “Rüzgar Gülü” ile karıştırmaktadırlar. Bakmakla görmek arasında çok fark vardır. Bu nedenle (Dönem 3 Kara Memi) bölümünde “Rüzgar Gülü” başlığı altında Çarkıfelek ile mukayesesi son derece detaylı olarak ele alınmıştır. (resim 88,410,411,412,413)

 

s.084

Resim 87

VİCTORIA & ALBERT MUSEUM

h=19.5 cm    Ø= 38 cm. 
   date 1530

 Baba Nakkaş kompozisyonlu leğen. Dip bordür, tipik paravan.

Resim 88

Merkez dairenin içindeki desenler “rumi”. Merkezden dışa doğru İç yüzey “çarkıfelek”

 

 

 

s.090

94

     Resim 94

ÖZEL KOLEKSİYON

  Ø : 37.4 cm.    date 1525-1530

Bordür “dragon sarmalı”. Üzümler beyaz

s.091

Resim 95

ASHMOLEAN MUSEUM Oxford  

 Ø=41 cm  date 1530

 

Dış bordür, “drangon” etkili ama, mutasyona
uğramış bir deneme. Ara bordürde uygulanan iki farklı çiçek gurubundan Ru-Yi desen
benzeri kıvrımlı olanı, Ling Zhi mantarı.

 

s.093

 

 

1525’de Baba Nakkaş orijinli özgün bir kompozisyon olan bir uygulama, yavaş yavaş kendini gösterir. Genel de “Haliç işi” olarak adlandırılan kombinasyon, Baba Nakkaş 4. evresinin İznik seramik tarihine en büyük hediyesidir. Kompozisyonu hangi sanatkarın yarattığı bilinmemektedir.

Ancak Haliç, “Golden Horn” olarak bilinen, İstanbul boğazın’da ki çok önemli ve de boynuza benzeyen bir jeolojik girintidir. Bu doğal deniz girintisinin bulunduğu bölge, 500 sene İstanbul’un en değerli yerleşim bölgesi olarak “altın”  yakıştırmasını hak etmiştir. ”Haliç işi” ifadesi ise, bu kompozisyonlu İznik üretimlerinin, sanki Haliç’te yapıldığı izlenimini vermektedir. Her ne kadar bölgede yapılan kazılarda İznik seramik örneklerine rastlanmışsa da bu bulgular Haliç de bir üretim olduğunu kanıtlamaz. Muhtemelen İznik seramik satıcısı bir esnafın dükkan kalıntılarından çıkmış objelerdir. İstanbul’un geçirdiği büyük bir deprem ve daha sonraki tarihlerde ki büyük yangın felaketleri, kanımızca bu seramiklerin toprak altında kalmasına neden olmuştur. Farklı bir tez olarak, altın boynuz “Golden horn “ yakıştırması, desenin helozonik kıvrımlarının koç boynuzuna benzemesinden kaynaklanmış olabilir.

Kullanılan bir farklı tanımlama da, Kanuni Sultan Süleyman’ın Tuğra’sındaki zemin deseninin bu kompozisyon olması nedeniyle kabul gören “Tuğrakeş” yakıştırmasıdır. Kanımızca “Sarmal spiral” desen, teknik olarak tanımına daha uygun düşse de, tarihsel bir sembol olarak “tuğrakeş’i bizde uygun görmekteyiz. Türk ve İslam Eserleri Müzesinde  bulunan bu ilk önekteki  helezonik yapı ve spiral dallar üzerindeki minik desenler, İznik seramiklerindeki uygulamalara çok yakındır.Tuğradaki bu uygulama o kadar beğenilmiştir ki, Kanuni’den sonra gelen birçok padişahın tuğra bezemelerinde, ana motif bozulmadan sadece küçük desen değişiklikleri yapılarak kullanılmıştır. (resim 97) 

“Sarmal sipiral”, İlk kez 10.yy. Semerkant seramiklerinde görülür. (resim 97a) Ming dönemi 15.yy. bir kalem kutusu üzerindeki  helezonik uygulama ise,  (resim 98)  “tuğrakeş’in” de, Çin orijinli bir motif olma ihtimalini akla getirmektedir. 1500′lere tarihlenen bir Venedik seramik ibriğinin gövde üstünde ki kompozisyon  uygulaması da,  dikkati çeken bir benzerlik taşımaktadır. (resim 98a) Acaba bu motif de bir kopya’mıdır?    Olabilir, olmayabilir.  

İznik’ler de görülen bezemedeki detay;  Motifin daha komplike olmasından kaynaklanır. Tek bir daldan çıkıp ikiye ayrılan 2 ince dal’ın, gittikçe çapı azalarak ve merkeze doğru ufalan daireler yapmasıyla oluşan, küçük çiçek -ki çiçek bile denemez- ve özel figürlerle bezeli,  Sarmal kıvrımlı bir kombinasyondur. En yoğun uygulama dönemi 1530-40 arası olmuş, ancak 1540′lardan sonra hızla azalsa da, zaman zaman denemeler  yapılarak 1550 kadar devam etmiştir. (resim 99,100,101,102) Çok nadir olarak da 1580′lerde görülür.

Motife 1535′lerde çok önemli bir görsel ilave yapılmıştır….(devamı kitapta….)  

s.094

Resim 97

METROPOLİTAN MUSEUM

Kanuni Sultan Süleyman Tuğrası

date 1555

s.095

Resim 97a

Semerkant
10 thC

s.096

Resim 98

Ming Dynasty 15 thC.

Resim 98a

METROPOLITAN MUSEUM

Venedik(Venezia) seramik ibrik

1500′ler

s.097

Resim 99

 METROPOLITAN MUSEUM 

             Kapaklı ibrik               

Date. 1530–35

İbrik (a)   :      h.  22.4 cm      W. 18.9 cm     Max. Ø.  14 cm     

Kapak (b)   :      h.  4 cm       Ø. 8.7 cm

Resim 100

Kapak